Ülkemizde halk sağlığının ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamak ve yürütülen çalışmaları daha görünür kılmak amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl 3-9 Eylül tarihleri “Halk Sağlığı Haftası” olarak kutlanmaktadır. Halk sağlığı çalışmalarının temel amaçları arasında toplum bilincini artırarak hastalıkları meydana gelmeden önlemek ve hayat standardını yükseltmek yer alır. Son yıllarda ülkemizde yaşanan pandemi, deprem, yangın, sel gibi afet ve acil durumlar, halk sağlığı hizmetlerinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.

Halk Sağlığı, tüm toplumun sağlığını korumak ve geliştirmek yaklaşımını temel ilke olarak kabul eden ve insanların yaşam süresini uzatmayı ve daha nitelikli bir yaşam sürmelerini hedefleyen bir bilim, beceri ve uzmanlık dalıdır. Halk Sağlığı Uzmanları, toplumun sağlık düzeyini, gereksinimlerini, var olan ve gelişebilecek sağlık sorunlarını ve nedenlerini saptamak, çözümler üretmek, halk sağlığı programlarının oluşturulması ve yürütülmesini sağlamak üzere yetiştirilmiştir. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu yurdun en ücra köşelerine kadar ulaşan 100 bine yakın personeliyle vatandaşlara sağlık hizmeti sunmaktadır. Aile sağlığı merkezlerinde ve toplum sağlığı merkezlerinde çalışan sağlık personelinin yanı sıra çok farklı unvan ve meslek sınıfından profesyonel, ekip ruhu içerisinde hizmet vermektedir.

Halk Sağlığı Haftasının 2021 yılı teması “Afet ve Olağandışı Durumlarda Çevre Sağlığı Hizmetleri” olarak belirlenmiştir. “Çevre Sağlığı”, hızla artan dünya nüfusu, hızlı kentleşme ve endüstrileşme, kaynakların kontrolsüz bir şekilde kullanılması ve tüm bu süreçler sonucunda ortaya çıkan zararlı etkenlerin belirlenmesi, tüm canlıların sağlığını kontrol etmek ve bu zararlı bileşiklerin en aza indirilmesi amacıyla gerekli önlemlerin alınmasını hedefleyen bir bilim dalıdır. Afetlerde toplum sağlığını etkileyebilecek zararlı etkenlerin belirlenmesi, çevresel koşulların kontrol altına alınarak, başta salgınlar olmak üzere, pek çok sağlık risklerinin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Afetlerde ve diğer dönemlerde verilen çevre sağlığı hizmetleri arasında nitel farklılık yoktur. Ancak; afetlerden sonra, fizik ve sosyal çevrede var olan ekolojik denge bozulabilmekte, nüfus kitleler halinde yer değiştirebilmekte, çevre ve sağlık bakım hizmetleri alt yapısı hasar görerek bu hizmetler kesintiye uğrayabilmekte, çevrede özel birtakım kirlenmeler oluşabilmekte ve bütün bunlar toplum yaşamını riske edebilmektedir. İklim değişikliğine bağlı olarak doğal afet sayısındaki artışlar, birçok çalışma tarafından ortaya konmuş bir gerçektir. Özellikle iklim değişikliğinden dolayı daha da kötüleşen, sıklığı ve şiddeti artan afetler, neden oldukları can kayıplarının yanında ekonomik, sosyal ve çevresel kayıpları da beraberinde getirmektedir.

Dünyada 1995-2015 yılları arasında iklim-hava kaynaklı doğal afetlerden nüfusun en fazla etkilendiği olaylar olarak bakıldığında sel afeti %56 ile birinci sırada, kuraklık %26 ile ikinci, fırtına %16 ile üçüncü ve aşırı sıcaklıklar %2 ile dördüncü sırada yer almaktadır. Afet ve olağandışı durumlarda Bakanlığımızın çevre sağlığı hizmetlerinin yerinde, zamanında ve etkili bir şekilde yapılmasını sağlamanın yanı sıra, çevre sağlığı hizmetlerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için çevre sağlığını tehdit eden unsurları belirlemek, izlemek, denetlemek, çevre sağlığı etki değerlendirme çalışmalarına katılmak gibi önemli görev ve sorumlulukları bulunmaktadır.

İçinde yaşadığımız pandemi, özellikle son zamanlarda iklim krizi ile daha da belirgin hale gelen yangın, sel gibi afet ve acil durumlar, bunların yanı sıra bölgemizdeki savaş ve şiddet ortamı nedeniyle ülkemizin yoğun bir dış göç akımına maruz kalmış olması halk sağlığı biliminin önemini daha da artırmaktadır. Tüm bu durumlarda toplumun sağlığının korunması ve geliştirilmesi, süreçlerin doğru yönetilmesi ancak halk sağlığı biliminin ilkelerinin gözetilmesiyle mümkün olacaktır.

Sağlıcakla kalın. Sevgi, saygı ve selamlarımla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner333

banner309

Eticaret